banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

Almanya’da çalışan kişi ya ülkesine dönüp ülkesinde evlilik yapmış eşine alıp tekrar Almanya’ya dönmüş ya da Almanya’da başta almanlar olmak üzere diğer milletlere mensup şahıslarla evlenmişlerdir. Gerek Türk eşlerle evlenenler olsun gerek yabancı eşlerle evlenenler olsun Almanya’da kalmanın getirdiği yaşamsal zorunluluklar nedeniyle Almancayı önce ikinci bir dil daha sonra asıl konuşma dili olacak şekilde öğrenmişler Türkiye’den uzak olmanın tesiriyle çoğu alman aile yapısına benzer aile sistemleri yahut yaşam sistemleri oluşturmuşlardır. Onlar için bu değişmeler olurken almanlar açısından da bazı değişmeler olmuştur.

Öncelikle amaçlarına hizmet eden bir araç geçici yüzler olarak gördükleri Türk işçilerinin bir kısmının kendi ülkelerinde yerleşmeye başlamaları milliyetçi olan Almanları düşündürmeye içten içe kızdırmaya başlamıştır. Bu nedenle yavaş yavaş Türk işçilerine karşı tepkilerde başlamıştır. Türk işçileriyle almanlar arasında huzursuzluk bazı zıtlaşmalar görülmeye başlamıştır. Hele hele Almanya’daki işçilerin çocukları olan ikinci nesil Türkler almanlar için tam bir sorun olmuşlardır. Çünkü bu nesil ne tam tepki duyulacak derecede Türk’tür nede benimsenecek şekilde almandır. Bu nedenledir ki almanlar tarafından benimsenmemiş Almanya’ya yeni gelen Türkler veya birinci nesil Türkler tarafından yadırganan bir insan grubu olarak bu nesil hem zorluklar yaşamış hem çevresine zorluklar yaşatmıştır. Bunu gören almanlar Türk işçilerini alırken daha elemeye tabii tutmaya başlamışlar ve Almanya’ya daha az daha öz kalifiye işçi almaya çalışmışlardır.

Ancak Almanya’daki Türk işçilerde artık Almanlarla sosyal ve hukuk sahasında mücadele edebilecek hatta onların zaaflarından yararlanarak çıkar temin edebilecek seviyelere ulaşmışlardır. Nitekim alman devletinin verdiği işsizlik parasını çocuk parasını almak için hileli davranışlara teşebbüs eden ve bunda da başarıya ulaşabilen belirli Türk işçileri kitlesi bile oluşmuştur. Öyle ki Almanların daha doğrusu alman devletinin çalışanlara tanıdığı bu hakları istismar eden Türkleri konu alan bazı filmler bile ülkemizde yapılmış ve oradaki vatandaşlarımızın yaptığı bu kurnazlıkları bu filmlerle ülkemizde hicv edildiği görülmüştür. Tabî ki bu gibi uygulamalar hatta Almanya’daki işçilere kardeşlerini ailelerini Almanya’ya işçi olarak götürmede sağlanan kolaylıklar daha sonra Almanya tarafında peyderpey ortadan kaldırılacaktır. Almanya’da hatırı sayılır bir Türk kesiminin oluşması gerek devlet eliyle gerek irticacı kesime mensup teşkilatlar vasıtası ile Almanya’da dinsel hareketlerde çalışmalarda başlatmıştır.

Almanya’daki Türk kitlesi bir yandan dinsel propagandalara bir yandan ırksal propagandalara tabii tutularak siyasal sahada malzeme olarak görülmeye başlandığında Almanya’daki Türk işçi kitlesi ilk ağızda bunlara direnmişse de zamanla bunların etkisinde kalmaya başlamıştır. Bunun sonucunda Almanya’da kazandığı dövizi ülkesine gönderen ülkesine ekonomik katkıda bulunan Türk işçileri yerine Almanya’da yatırımlara yönelen dernek faaliyetlerine, siyasal örgütlenmelere nakit sağlayan işçi kitleleri de görülmeye başlamıştır.

Türk işçileri arasında bu değişimler olurken Almanya sanayileşip gelişirken ondan ayrılan komünist idare altındaki Doğu Almanya’daki insan kitleleri daha zor şartlar altında daha baskılı bir yönetimde yaşamaktadırlar. Onlar bu sıkıntıyı yaşarken batı Alman halkı onların durumuna üzülmektedir. İki Almanya’nın birleşip tek Almanya haline gelmesi arzusuyla yanmaktadır. Doğu Almanya’daki vatandaşların bilhassa doğu Berlin’deki Alman’ların batıya kaçmasından onları durduramamaktan şikayetçi olan SSCB kontrolündeki komünist doğu Alman yönetimi Berlin’in doğu ve batısı arasında büyük bir duvar inşa etmiştir. Bu duvarla doğu Berlin’den Doğu Berlin’e kaçışı durdurmuştur. Bu duvar tarihte görülen ünlü 2. büyük duvardır. Duvarların en ünlüsü ve en büyüğü Çinliler tarafından Çin’in kuzeyine yapılan ve Türkleri Çin’e girmekten uzak tutmaya yönelik 2500 km’lik ünlü Çin Seddi’dir. Çinliler bu duvar sistemiyle Türkleri Çin’in kuzeyindeki sahada tutmak istemişlerdir. Ancak bunda pek başarılı olamamışlar, kısa bir müddet sonra Türkler Çin’e geçmişler ve Çin’den istediklerini elde etmişlerdir. Ne tuhaftır ki tarihte 2. ünlü duvar Türklerle ırksal kökenleri karıştığı ileri sürülebilecek ilk çağlarda uzun süre birlikte bulundukları, birlikte yaşadıkları hatta son dönemlerde silah arkadaşı oldukları Almanlar için yapılmıştır. SSCB kökenli komünist idarenin düşüncesiyle doğudaki Almanları batıdakilerden uzakta SSCB tarafında tutmayı amaçlayan bu duvar yaklaşık 30 küsür yıl görev yapmış Almanları komünistlerin istediği bölgede tutmuş olmasına karşılık sonunda Türklerin Çin Seddi’ni geçtiği gibi Almanlar tarafından geçilmiş hatta geçilmekle kalmamış 9 Kasım 1989 tarihinde yerinde tek tuğla kalmayacak şekilde yıkılarak ortadan kaldırılmıştır. Böylece Türk ve Alman milletini kader benzerliğinin bir örneğini oluşturan Çin Seddi’ne benzetilebilecek tarihteki 2. ünlü duvar olan Berlin duvarı tarih sahnesinden kaybedilmiştir. Devam edecek…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.