banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

 

(HAFTA SONU)

* Öğretmen iseniz, çocuklara dert anlatmaktan, esnafsanız müşteri ağırlamaktan öğrenci iseniz ders çalışmaktan veya sınavlardan canınız çıkmak üzeredir. Sadece sizler mi yorgun ve bitkinsiniz? Hayır. Yaşamın her dalında uğraş veren, bir şeylerle mücadele eden herkeste var bu yorgunluk.

Böyle zamanlarda dinlenmenin en güzel yolu, akşamları biraz okumak, yaşamı yaşanır kılacak hareketlerde bulunmak.

Sizleri neşelendirecek, yorgunluğunuzu unutturacak öykü ve fıkra kitapları olabilir bence. Bu tip kitapları okurken inanın ki, hem eğlenecek, hem de kıssadan hisse çıkararak yorumlarda bulunabileceksiniz. İsterseniz, hemen bu akşam bu işlevimize başlayalım:

                                                            TEMEL SİNEMADA

Temel, Fadime’yle sinemaya gitmiş.

Film devam ederken:

-Fadime,  eyi görebiliyi misun?

-He.

-Önuni kapatuyiler mi?

-Yok yok, çok eyi. 

-Koltuğun rahat midur?

-He rahattur.

-Eyi öyleysa, geç ha boyle, yerlerumuzi teğişalum.

 

                               GÖZ DAMLASI

Temel’in gözleri kaşınıyor, çapaklanıyor, bu nedenle göz doktoruna gidiyor.

Doktor:

-Önemli bir şeyiniz yok. Şimdi yazacağım damladan günde 3 defa 5’er damla damlatacaksın. Bir haftaya kadar bir şeyin kalmaz.

Temel reçeteyi alır ve gider. Birkaç saat sonra doktora telefon eder:

-Toktorcuğum, ben Temel… Bağa damla yazdı idun ya… Yemeklerden önce mi, sonra mi damlatacağum, oni yazmamişsun.

 

                     KARDEŞ PAYI

Fatih Sultan Mehmet bir gün saraydan çıkıp atına bineceği sırada bir derviş, bir kase uzatıp para istemiş. Padişah da bir altın vermiş.

Derviş:

-Padişahım ben senin kardeşin olayımda bir altın veresin. Bu hiç insafa uyar mı?

Fatih:

-Nereden benim kardeşim oluyorsun? diye itiraz edince,

Derviş :

-Hepimiz havva anamızdan gelmedik mi?

Bunun üzerine Fatih:

-Hele şu altını alda git. Eğer öteki kardeşlerimiz duyacak olursa, hissene bu kadar da düşmez.

 

 

              SERÇE ÖYKÜSÜ

Küçük serçe kış günü yuvasından düşmüş, soğuktan donuyor, yolun kenarına sinmiş, titriyor.

Yoldan geçen inek, sanki yer yokmuş gibi gelip serçenin üzerine pislemiş. Serçe kızmış, bağırmış ama dinleyen kim, inek onu nasıl duysun? Ama biraz sonra serçe başlamış cik cik diye keyifle ötmeye, çünkü ineğin pisliği sıcak olduğu için onu ısıtmış…

Serçenin sesini duyan kedi gelmiş:

-Serçe kardeş, uzat kanadını seni kurtarayım!

Serçe kanadını uzatmış, kedi pençesiyle tutmuş.

Serçe:

-Bu dünyada ne kadar iyi yaratıklar var! derken, kedi pislikten aldığı serçeyi yiyivermiş!!!

Kıssadan hisse:

Bir, üzerine  pisleyen herkesi düşman saymayın!

İki, sizi pislikten kurtaran herkesi de dost sanmayın!

Buradan ötekisini de siz getirin…

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.