banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO
Yaşar Kırbıyık
Yaşar Kırbıyık
Yaşar Kırbıyıkait yazıları burada görüntüleyin
Yazarın Makaleleri
KURTLAR SOFRASI

“Bal tutan parmağını yalar.” demiş birileri ve bu güzelim atasözü demişler. Hal böyle olunca, atalarımıza saygısızlık etmemek için bazı siyasiler ile bazı tosuncuklar bir güzel tadına bakmışlar &u

Kıssadan Hisse

Bir zamanlar ülkenin birinde yoksul bir kadın ve oğlu yaşıyormuş. Oğlan büyümüş, kazık kadar adam olmuş ama eve bir yudum ekmek getireceğine, anasına zulmeder, yapmadığı rezillik kalmazmış. Kadıncağız ne yaptıysa fayda etmiyormuş. Son

AH ŞU GAZETECİLİK

“Bu memlekette gazetecilik denilen mesleği bilmeyen ve yapmayan yoktur. Kasabadaki tahrirat katibinden, vilayetteki mal müdürüne, üniversitedeki profesörden, köşe başındaki dava vekiline, ya da adliye başkatibine kadar, he

NEZLE Mİ OLDUNUZ?..

Bektaşi sabahtan meyhanede demlenmeye başlamış; Sonra eve giderken bir sokağın başına vardığında, burnuna balık kokusu gelmiş..

Sokağın ortasına doğru bakmış ki bir balıkçı dükkanı, üstündeki levhada şö

YAŞAMAMAK YÜREKLERE ZARAR

“Ömür dediğin nedir ki?

Çay bardakta

Soğuyana dek geçen zaman

Çayımız bardakta soğumadan

Tadıyla için hayatı

So

CEHALET!

Cehalet hep güçlünün yanındadır. Ezen, baskın toplumların maşası olur. Güçlü olanlar için yapamayacağı yalakalık kalmaz. Bu tip aynı zamanda inkarcıdır. İnkarcılığının yanında pişkindir. B&

KISSADAN HİSSE

Mısır’ın diktatörlerinden Cemal Abdülnasır için halk arasında birçok öykü anlatılırmış. Abdülnasır’ın canını sıkacak nükteli öykülermiş bunlar: Abdülnas

YAŞAM SINAVI

Goethe der ki: “Keyifli çalışabilmek için SAĞLIK, zorluklara karşı savaşabilmek (hastalığa) karşı direnmek için GÜÇ, hataları kabul etmek için BİRİKİM, hedefe ulaşmak için SABIR gerekir.&

DALDAN DALA ATLADIM!

Ülkenin birinde Kent kent dolaşıp turşu satan bir adam varmış. Adam, her gün turşusunu eşeğin arkasına yükletir, mahalle mahalle dolaşırmış. Mahallenin ortasında turşucu tam “TURŞUU” diye bağırmak istediğinde eşek başlarmı

Korona Virüs Anılarım (2) (Kadavra)

Yıl 1920

6 Mart 1920 günü gününü takvimler gösterirken, kendisi şeker hastası olduğu halde, kendisine “Romatizma” teşhisi konulan Ömer Seyfettin’in acıklı öl&

COVID-19 ANILARIM (1) (Hastanede birkaç gün)

“Mani oluyor halimi takrire hicabım üzme yetişir üzme, firakınla harabım…”

TV’de Müzeyyen Senar, sanki derdimi anlamış, beni teselli etmek istiyor…

Bugün 28

ANLADIM
Öyle bir hayat yaşadım ki, Cenneti de gördüm cehennemide. Öyle bir aşk yaşadım ki, Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. *** Öyle bir rol vermişler ki.
DEMOKRASİ VE KAVAK AĞAÇLARI
Bizim evin önünde 4 kavak var… Bu kavaklardan en baştakini dedemin babası dikmiş. Neden mi dikmiş? Çünkü Sultan Millet Meclisi’ni açınca, büyük dedem öyle sevinmiş ki, işte o sevinçle bu baştaki kavağı dikmiş. Bü
YA FERMANLARI OLSAYDI…
Adamın biri sık sık Bakırköy Akıl Hastanesi’ni ziyaret edermiş. Bu ziyaretler polis refakatinde, mecburi cinsten yapılan ziyaretlermiş. Çünkü adam aklına estikçe sağa sola, öne arkaya, aşağıya yukarıya uluorta basarmış küfürü&
KİMLERE “AYDIN” DİYEBİLİRİZ?
Solculuğun karşıtı olan, sağcılığın ne olduğunu bilmeden, yöneticiler “AYDIN” olabilir mi? sorusunu aydınlatmak için önce “sağcı ne demektir?” sorusuna bir felsefe ansiklopedisinin anlatımına bakıp, sonra karar verelim… “SA