Ancak bunlardan da deniz şehitleri demek, deniz şehitleri diye bahsetmek ne oranda mümkündür. Bunlar için ancak batan veya batırılan gemilerde şehit olan askerlerimiz diye bahsetmek daha doğru olur düşüncesindeyim. Şunu da belirtmek isterim ki Çanakkale savaşları sırasında sadece Türk askeri ve subayı değil alman subayları ve askerleri de görev almışlar. Onlar da Türk ordusunun yazgısını paylaşmışlardır. Bu yüzden Çanakkale cephesi savaşları batı Hristiyan dünyasıyla Osmanlının şahsında temsil edilen bir İslam ve Hristiyan savaşı değildir.
Çünkü bizim saflarımızda bulunan alman askerlerine karşılık alman subaylarına karşılık müttefikler arsında yer alan Hintli, Sudanlı, Afrikalı Zenci Müslümanlar İngiliz ve Fransızlarla birlikte askerimize karşı tetik çekmiş, kurşun atmışlardır. Onlardan ölenler de şehit olarak değerlendirilebilecek özelliğe ve duruma sahip midirler?
Şurası da bir gerçektir ki Rus çarlığına mensup gemiler olduğu gibi Fransızların ve İngilizlerin onların müttefiki olan İtalyanların da ve diğer Avrupalı müttefiklerinin savaş gemileri de karşımızda olduğuna göre bu cephe savaşları bir oranda dünya savaşı mahiyetinde bir savaşın Çanakkale boğazında gerçekleştiğini, Türk topçusunun ve Türk kara askerinin bu müdafaa harbini başarıyla gerçekleştirdiğini zaferler kazandığını söyleyebilmemiz kesindir.
Çanakkale’den müttefik donanmasını ve askerlerini geçemeyip, onları püskürtüp geriye çeviren en büyük etken en büyük hizmet gören süngüleriyle, dipçikleriyle göğüs göğüse çarpışmayı gerçekleştiren Türk piyadesi Türk kara askeridir. Diyebiliriz ki Çanakkale’de kemik ve çelik çarpışmış, kemik çeliği yenmiş zafer kazanmıştır. Bu savaşın kazanılmasında yani Çanakkale’deki zaferlerin kazanılmasında Mustafa Kemal’in de payı hiçbir zaman inkar edilebilecek bir durum söz konusu değildir.
Eğer Çanakkale cephesi savaşları başarıyla kazanılmış ve düşman boğazdan geçirilmemişse bu zaferin kazanılmasını sağlayan en önemli kişi Mustafa Kemal’dir. Tabi onun yanında fedakarlıklarıyla verilen emirleri uygulayan, uygulatan Türk subayları ve Türk kara askeri de savaşın kazanılmasının temel öğelerindendir. Bütün bu sözlerimden sonra Çanakkale cephesi savaşlarının anma törenlerinde bu değerlendirmelerin yolunda seremonilere bu bilgilere uygun olarak hareket edilmesinin gerektiğini düşünmekteyim. Umarım gerçekleştirilir.
Bütün bunlardan sonra şunu eklemek isterim ki Bandırma ve Bandırmalı olarak bizler başta yöneticilerimiz olmak üzere Çanakkale zaferlerini kazanan atalarımızla bu savaşlarda verdiğimiz asker ve sivil şehitlerimizle yeteri kadar ilgilenmeyen bir yerleşim yeri durumunu arz etmekteyiz. Bağrımızda bu savaşın şehitleri yattığı halde bu savaşın geçtiği dönemde bu savaşta düşman karşısında yer alan 5. Ordumuzun yönetim merkezi kentimiz olduğu halde kent olarak ve çevresindeki köyleriyle birlikte adları bilinen 400’e yakın adları bilinen hemşerimizi şehit vermemize rağmen ne yazık ki kentimizde Çanakkale şehitleriyle ilgili ne bir şehitlik ne bir Çanakkale şehitleri anıtı yapmamışız yapma girişiminde dahi bulunmamışızdır.
Bugünkü Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Hizmet Binası 5. Ordunun yani bu savaşı yapan ordumuzun karargah merkezi olmasına karşılık hiçbir zaman o günlerin hatırasını yansıtır bir statüye bir görünüme sokulmamış müzeleştirilmemiştir.
Bütün bunlardan sonra kanaatimce rahatlıkla yıllardır hala bitirilmemiş durumuyla Ayyıldız tepedeki kurtuluş anıtının kuruluş amacına ve projesine uygun olarak buradaki kitabede yazılı bulunan bandırmanın kurtuluş şehitlerine ve bandırmayı yakından ilgilendiren basın şehitlerine Trak vapuru şehitlerine bandırmalı hemşerilerimizden terör olay ve operasyonlarında hayatını kaybeden şehitlerimize nasıl değer vermeyip onlar adına doğru dürüst anıtlar ve şehitlikler oluşturamadıysak aradan geçen yüz küsür seneye rağmen Çanakkale şehitlerimize de bir şehitlik ve anıt yapamamış olmamızı bandırma ve Bandırmalımızın Çanakkale şehitlerimize bir vefasızlığı bir ilgisizliği bir önem vermeyişi sayabiliriz düşüncesindeyim.
Yıllardır bandırmalı yöneticilerimizin bilgisine yazılarımla bu eksikliklerimizi dile getirip bugünkü halkın eski mezarlık dediği geçmişte şehitler mezarlığı adı ile anılan sahada Çanakkale şehitlerini ve Trak şehitlerini kapsayacak şekilde temsili bir şehitlik ve anıt yapılmasını dile getirmiş hatırlatmış olmama karşılık bu konuda herhangi bir girişim söz konusu olmamıştır.
Gerek ilerici gerek İslamcı gerek liberal gerekse farklı görüşlere mensup hiçbir partinin temsilcilerinin veya kentimizdeki yöneticilerinin bu konuda herhangi bir çalışma ve girişimi nedense olmamıştır. Bence bu durum halkımızın tarihine, geçmişine, şehitlerine gereken önemi vermeyip siyasilerine bu konuda hatırlatmalar baskılar yapmaması bu durumun sebebidir.
Bundan yaklaşık 110 sene önce gerçekleşen 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi başta Türk kara askeri, denizcileri ve topçuları olmak üzere ordumuz bireylerine ve halkımıza kutlu olsun. Bu savaşta şehit düşen bu savaşı takip eden kara savaşlarında şehit düşen Çanakkale cephesi savaşlarından gazi çıkıp bugün toprak olmuş Türk askerlerine başta Mustafa Kemal olmak üzere onlara komuta etmiş yönetmiş kumandan ve subaylarına Tanrı’dan rahmet diliyorum. Hepsinin ruhları şad olsun.