güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA

Nevruz Bayramı Hakkındaki Farklı Köken İddiaları

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2025 08:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.03.2025 08:02

Aynı efsanenin bir diğer anlatımına göre bu kıyımdan kurtulmayı başaran iki Türk çiftinden ve onlara yol gösterip Ergenekon denilen yere götüren, onlara rehberlik eden bir kurttan söz edilmektedir.

Bu efsanenin iki rivayetinin de hayal ürünü olduğu kanısını taşımaktayım. Çünkü tarihin hiçbir evresinde Türkler ağır bir soykırıma uğrayıp topluca yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılamamışlardır. Ancak bu Ergenekon rivayetinin anlatıcıları nevruz gününü sözde Türklerin sığınıp çoğaldıkları Ergenekon denilen yerden çıkış yaptıkları günün yıldönümü kutlaması olarak göstermek ve belirtmek istemektedirler.

Ve ne tuhaftır ki bu çıkış gününün de hayal bir anlatımla dile getirmekte, bir demir dağın eritilip onun üzerinde açılan bir geçitten dünyaya dağıldıkları anlatımı mevcuttur. İşin bu kısmı da safsatadır. Bu olamayacak icraatın anlatımı bazı tarihi gerçeklere uymamaktadır. Çünkü biz Türkler ham demir madenini topraktan çıkarıp işleyen bir millet olmamıza rağmen bu anlatımdaki gibi bir demir madeni işletmesine sahip olmuş yahut yapabilmiş veya yapabilecek bir Türk grubu görülememiştir. Bu efsanenin gerçek bir tarafı yoktur ve zaten Ergenekon diye belirtilen yaşam sahası bugüne kadar Asya’nın hiçbir köşesinde tespit edilememiştir.

Üstelik Göktürk devletini kuran oğuz boylarının bölümlerini oluşturan oğuz boyları çoğu yerde Oğuz Kağan diye anlatılan bazı gerçekçi tarihçilerin Metehan olarak belirtilen Büyük Hun İmparatoru Mete’nin yaptığı teşkilatlandırma uyarınca Asya’dan Avrupa’ya pek çok yere dağılmış olduklarından Göktürk devletini kurarken oğuzların Altay dağları eteklerinde demircilik yapan kitleler olduğu da bilinmektedir.

Hatta Göktürk devletini kuran Bumin Kağan’dan onun bağlı olduğu Avar hakanı onun kızını istemesine kızıp “benin demir ocaklarındaki kölelerimin başı olan bir kişi benim kızımı nasıl ister” diye bahsettiği tarihi rivayetler arasında mevcuttur.

Sözün kısası Ergenekon efsanesi tarihi gerçeklere ters düştüğünden Türk milliyetçiliğini dile getirmek isteyen bazı kesimlerin bahsettiği Ergenekon destanı da kanaatimce asılsız bir rivayetten ibarettir. İşte bu asılsız rivayete bağlı kalarak nevruz gününü Türkleştirmek Nevruz olayını Türklüğe mal etmeye çalışmalar bence asılsızdır. Evet nevruz bayramı Türk kökenli bir bayramdır ancak bu Ergenekon rivayetinden kaynaklanan bir Türklüğe mal oluşa dayanmamaktadır.

Nevruz bayramı Hititler döneminden başlayarak çok tanrılı tabiat bilimine mensup Türk gruplarının tabiatın dirildiği tabiatın yeşerdiği günün başlangıcı olarak Türklerin çok tanrılı tabiat dinine göre ortaya koydukları dini bir bayramdır.

Nitekim Hititlerin Baş Tanrıçası Arinna’nın toprak tanrısı olarak bilinen eşini her sonbaharda öldürüp Mart 21’ne denk gelen diriltme gününün kutlandığı dini bayram tarihini nevruzun kökeni kabul etmek daha doğru olacak bir nevruz kökeni tespitine yarayacak bir olgu olduğu görüşündeyim. Hititlerde başlayıp daha sonra İran, Türkistan hatta Hindistan sahasında bu bayramın farklı tarihlerde farklı adlarla kutlandığını görmek mümkündür.

İran ve Türkistan’da Nevruz adıyla yanlış hatırlamıyorsam Hindistan’da Hodin bayramı adıyla kutlanan bu bayramın İranlılar tarafından ve Türklerin bir boyu olmasına rağmen ayrı bir milliyet iddiasında bulunan Kürtlerin bu çok tanrılı tabiat bayramını siyasileştirdiğini söyleyebiliriz kanaatindeyim. Gerek İranlıların yani perslerin ve Sasanilerin gerekse Kürtler iddiasın göre bu bayrama Dahhak isimli zorba bir hükümdara karşı isyan eden Gave isimli bir demircinin halkı bu zorbadan kurtarış gününün tarihinin kutlamasıdır.

Ancak bu iddialar da tarihi gerçeklerle tespit edilen bir durum ortaya koyamamaktadır. Tarihi çerçeve içerisinde pers devletinde kendisinin devrilmesine sebep olacak bir halk isyanı yaşamış pers imparatoru hangisidir? Bazı düşünce sahipleri bunun Pers İmparatoru Kambises olduğu düşüncesindedirler.

Çünkü bu imparatorun öldürülmesinden sonra ülkede çıkan karışıklıklar nedeniyle dariusbir tahta çıkmış karışıklıklara son vermiştir. Bir başka grubun düşüncesine göre bu Gave isyanı Sasani devletinde çıkmıştır. Çünkü efsanede anlatılan isyan eden demirci Gave kendi demirci önlüğünü bayrak yapmış ve bu isyanı bu bayrak altında gerçekleştirmiştir. Sözü edilen Gave isyanının bayrağı olarak gösterilen ve İran bölgesindeki Sasanilerde Gave’nın önlüğü olarak belirtilen bayrak Sasanilerde mevcuttur. Devam edecek…

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bandirma Yasam En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.