Hatta Ömer devrinde Sasanilere son veren bu devleti yıkan istilacı Araplar üzeri çeşitli kıymetli taşlarla süslenmiş olan bu bayrağı ele geçirmişler. Kendi aralarında kesip paylaşarak bu bayrağı gasp etmişlerdir. Bu bayrak Sasanilerde görüldüğüne göre Gave olayı büyük ihtimaller Sasani tarihinde gerçekleşmiştir. Kürtlerin bu olaya sahip çıkmaları ise bir nevi Türklerin Ergenekon hikâyesine benzeyen bir oluşuma dayanmaktadır.
Sözde Dahhak omuzlarında görülen ve kendisini rahatsız eden yılanları insan beyniyle doyurmaktadır. Bunun için de tebaasından her gün iki genç erkek beynini çıkarıp omuzundaki bu yılanlara yedirmektedir. Bu insan beyinlerini çıkaran cellat sözde merhamete gelmiş, kendisine öldürülmek üzere teslim edilen gençlerden birini öldürüp diğerini serbest bırakmış. Onun yerine bir koyun beynini Dahhak’a teslim etmiştir. Onun serbest bıraktığı gençler karanlık dağlar bölgesinde birikmişler, kava denilen başlarına geçen kişi tarafından Dahhak öldürülmüştür. Gerek İranlıların gerek Kürt efsanelerinin açıklamaları bu yöndedir ve Nevruz bu olayın gerçekleştiği günün kutlama tarihini oluşturan bir bayramdır.
Köken hakkındaki bu açıklamalarımızdan sonra bir kez daha belirtmek isterim ki nevruz bayramı sosyal hareketlere dayanan bir bayram değil çok tanrılı tabiat dinine bağlı olarak ortaya çıkarılmış büyük ihtimalle kökenini Arinna’dan Hitit dininden alan bir bayramdır.
Biz Türkler İslam öncesi dönemde hep 21 Mart tarihini bu nedenle bayram olarak kutlamışızdır. Bu bazen Anadolu’da Kübele(Kibele), Arinna, Asya sahasında Apiagae gibi isimlerle adlandırılsa da söz konusu olan Tanrı veya tanrıça işlev bakımından aynı tanrı veya tanrıçadır. Yine şunu da vurgulamak isterim ki bazı kaynaklarda Nevruz kış bitmesi nedeniyle sürülerin saya veya ağıllardan çayırlara çıkarılmaya başlandığı günün bayram olarak kutlanması şeklinde de ifade bulmaktadır. İster tabiat tanrısının dirildiği gün ister sürülerin çayırlara çıkıldığı gün olarak kutlansın Nevruz ortaya çıkış itibarıyla bir Türk bayramıdır.
Bu sözlerimden sonra belirtmek isterim ki Nevruz Türklerin çok tanrılı tabiat dini yaşadığı dönemin kalıntısı olan bir Türk kültür öğesi olan bir bayramdır. Ancak bu kültür öğesi Türklere has bir bayram olmakta yalnız kalmış bir bayram değildir. Türklere has bir kültür öğesi olan Hıdırellez bayramı da Türklerin bir geçmişe dayalı saya bayramı olarak günümüze ulaşmış bir Türk kültür öğesi bayramdır. Gerçi bu bayramı İslamiyetleştirmek isteyen bazı kesimler bu bayramın Hızır Peygamberle İlyas Peygamberin bir su kenarında buluşmasının gerçekleştiği tarihi günün bayramı olarak göstermek istemişlerse de aslında bu bayramda Türklerin boz atlı yol tanrısı Hızır ile İlyas yahut İlyase isimli tabiatı yeşilleştiren, yeşerten efsanevi bir kişinin buluştuğu bir bayram günü olarak Türkleştiren, Türklüğe ait olduğunu vurgulayan kesimlerde mevcuttur.
Sözün kısası ilkbahara tekabül eden en çoğunluklu bayram olarak görülen nevruz bayramı olsun Hıdırellez bayramı olsun hatta Manisa çevresinde kutlama bulan mesir şenliği olsun Edirne ve çevresinde balkanlarda kutlama bulan Kakava şenlikleri olsun hep doğu kökenli mitolojik olaylara semavi dinler öncesine dayanan çok tanrılı tabiat dinini esas alan dinsel kökenli Türk bayramlarıdır. Osmanlı döneminde İslam’a aykırı görülen şeriatçıların, tarikatçıların, cemaatçilerin ötelemesi nedeniyle bu bayramlar yavaş yavaş unutturulmuş. Kullanım dışı kalmışlardır.
Buna rağmen bu tür bayramlar cumhuriyet devrinde de Anadolu’da, İran’da, balkanlarda, Türkistan sahasında hatta Hindistan’da farklı isimlerle kutlama bulmuş, süregelmişlerdir. Cumhuriyet yönetimimiz de uzun süre bu bayramlara laikliğe ters düşer korkusuyla uzak kalmışsa da son dönemlerde nevruz bayramına ağırlık verilmiş, resmi bayramlar arasında yerini almış ve kutlanmaya başlanmıştır. Bu Türk kültür öğesi bayramın bu seneki kutlama günü yani Nevruz bayramı Bandırmalımıza ve tüm ülkemize kutlu olsun.
Şunu da unutmayalım ki nevruz bayramı coğrafi olaylara uygun olan bir bayram olduğu için ilk baharın başlangıç gününün de kutlanması olan bir bayramdır. Adı üstünde nevruz yeni gün demektir. İlkbaharın başlangıç günü olan 21 Mart tarihi de insanımıza yeni güzel günler getiren bir bayram olabilsin. Eski dönemlerde kurtlanmış Hıdırellez gibi kutlanışı bir zamanlar çok fazla taraftar bulmuş olan bayramların da kutlanması dilek ve ümidimizdir.
Bir kez daha vurgulamak isterim ki İranlılara da dayandırılsa Anadolu’ya da dayandırılsa Suriye Irak kesimine de dayandırılsa Türkistan kesimine de dayandırılsa da oralardan doğmuş bir bayram olarak gösterilse de Türk kökenli bir bayramdır. Çünkü Türk milleti bu sahalarda da devlet kurmuş, yaşamış, hala yaşamakta olan bir millettir.