Sevgili okurlarım bu köşe yazımda sizlere, baharın gelmesiyle birlikte bu aralar gündemde olan sıcacık, sevgi dolu, ders niteliğinde bir hikâyeyi anlatacağım. Hikâyemiz Karacabey’in Eskikaraağaç köyünde geçmektedir. Bu hikâyedeki karakterler bizlerin unutmaya yüz tuttuğu ahde vefa, sevgi ve dostluk gibi kavramları yeniden bizlere hatırlatan kahramanlardır.
Evvel zaman içinde kalbur saman içerisinde, bundan tam on dört yıl öncesinde bir balıkçı kayığına bir leylek konmuştu. Bu balıkçı kayığının sahibi Adem YILMAZ isimli çalışkan ve geçimini balıkçılıkla sağlamaya çalışan bir köylüydü. Aylardan Mart ayıydı. Baharın gelmesine adeta ramak kalmıştı. Güneş yeni yeni gökyüzündeki kalıcı yerini almaya başlamaktaydı. Etraf deseniz çayır çimen. Bizim Yaren isimli leylek ile Adem amcanın dostluğu tam da bugünler de başlamıştı.
Neden bu dostluk bu kadar dikkat çekti? Sonrasında ne mi oldu? Yurt dışı basınına kadar yansıyan bu arkadaşlığın güzel yanı neydi?
Ahde vefaya en güzel örnekti bu hikâye; her yıl Mart ayında; Yaren Leylek ailesiyle birlikte bu köye geldi ve Adem amcanın kayığına konarak göç yolculuğunu tamamladı. Yaren leylek hiç bir sene Adem amcaya ziyaretini aksatmadı. Adımını köye atar atmaz da Adem amcanın kayığında soluğunu almaya devam etti. Yaren Leyleğin bu ziyaretlerine eşi Nazlı ve çocukları Karaca, Kısmet, Eda, Umut ve Beş numara ile birlikte her sene çoğalarak devam ettiler. Adem amcayla Yaren leyleğin arasındaki bağ dostluktan öte içerisinde ahde vefayı da barındırmaktadır. İnsanların ufacık bir olumsuzluk da birbirlerine yüz çevirdikleri düşman oldukları hele ki şu karanlık zamanlarda bizlere gerçek dostluğun ne olduğunu öğrettiler.
Adem amca; merhametliydi, şefkat sahibiydi, elleriyle onu besledi. Ona göre kayığına konan Yaren leylek, tanrı misafiriydi, elinden gelenin fazlasını yapmalıydı. Yaren leyleği ve ailesini tüm cömertliği ile tuttuğu balıklardan ikram ederek doyurdu hatta gocunmadı onu her sene altı ay ağırlamaktan. İnsan olmanın gerektirdiğini yaptı, Adem adı gibi insandı çünkü…
Yaren Leylek ise başka kapılara bir lokma yiyecek uğruna varmadı. Başka şehirlerde başka kayıklara konmadı. Kendisine yapılan iyiliğin ve dostluğun nankörü olmadı. Her yıl ailesi olarak kabul ettiği Adem amcanın kayığında bahara merhaba demeyi tercih etti. Adem amcanın onu beklediğini hissetti. Köy halkı tarafından nasıl çok sevildiğini bildi. İnsan sevdiğinden ve sevildiği yerden uzak kalamazdı. Gerçek sevgi kaybolmazdı ve terk etmezdi, Yaren ismi gibi sevgiliydi ve sevgiydi çünkü…
Bu hikaye inşallah çok uzun yıllar sağlıkla yaş alan Adem amca ve sağlıklı uzun bir ömür sürmesi temennisinde olduğumuz Yaren Leylek arasında devam eder. Her yıl mart ayının ilk haftasında kayığa geldiğinde birbirlerini bulabilirler. Bizler de onları ilişkilerimizde örnek alarak gıpta ile izlemeye devam ederiz. Hikâyemiz burada bitmedi. Uzun yıllar devam edecek elbette. Sevgiyle ve vefalı kalın…