HAYATA GÜZEL BAKMA SANATI
Mevlana’nın “Güzel bakan, güzel görür ve güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır” diye çok bilindik olan sözünü eminim sizler de mutlaka bir şekilde duymuş olmalısınız. Neye nasıl baktığımızla, güzel bakmak arasında da büyük bir korelasyon olduğunu peki hiç düşünmüş müydünüz?
Bu korelasyonu bilindik örneklerimizle çoğaltmamız ise pek tabi ki mümkün. Örneğin şefkat dolu bir annenin kollarına aldığı minik bebeğine sevgiyle bakması, bir öğretmenin çalışkan bir öğrencisine takdirle bakmasıyla elbette iki düşmanın birbirine nefretle bakması aynı olmayacaktır ve aynı eş değerdeki duyguları içermeyecektir.
Öyleyse kimlere nasıl baktığımızla ilgili oturup kendi içimizde bir vicdan muhasebesi yapalım. Annemize, babamıza, kardeşlerimize ve yakın arkadaşlarımıza ne gözle bakıyor olabiliriz? Sevgiyle mi? Öfkeyle mi? Hem cinslerimize, meslektaşlarımıza ve iş dünyasındaki rakiplerimize hangi gözle bakıyoruz? Gurur duyarak mı? Kıskanarak mı? Hiç tanımadığımız zulüm gören dünyanın diğer ucundaki insanlara nasıl bakıyoruz? Umursamaz bir şekilde mi? Yoksa empatiyle mi? İşte nasıl bakıyorsak öyle görmeyi ve baktığımız gibi düşünmeyi tercih edeceğiz. Ve düşüncelerimizin iyiliği yahut kötülüğü bizim ruhumuzu dolayısıyla da bedenimizi ya zehirleyecektir ya da bizi merhamet duygusuyla ve sağlıkla ödüllendirecektir.
Her gün aynı yoldan işine giden delikanlı sadece işyerine yetişme telaşıyla oflaya puflaya yerdeki taşlara tekmeler atarak ilerlerken; her gün aynı yoldan işine giden genç kızcağız çantasına önceden saklamış olduğu kedi mamalarını soğukta üşüdükleri için birbirine sarılan kaldırımın kenarındaki kedi yavrularının bulunduğu alana bırakarak onları beslemektedir. Bu anlamlı örnekten anladığımız gibi; “Hayata güzel bakamazsak mutsuz oluruz. Mutsuz olursak etrafımıza güzel bakamayız ve çevremizi de mutlu edemeyiz.”
Düşünceleri kirli olanların başlarından musibet eksik olmaz. Nereye el atsalar orası kuru dal misali ellerinde kalıverir. Terslikler adeta onların peşlerini bırakmaz. Sürekli şikâyet ederek kendilerine yaşam döngüsünde yer sağladıkları için şikâyetin eksikliği ve kaossuz tek bir gün onlar için takvimin eksik sayfası olacaktır.
Hayata güzel bakan insanların işlerinin ters gitmediğini peki biliyor muydunuz? Onların örneğin parasızlık sorunları olmaz, hastalıkla boğuşmazlar, başlarına sürekli sorun açmazlar. Çünkü hayata güzel bakan insanlar da teslimiyet duygusu vardır ve bizlerin şükür yeni neslin ise enerji dediği kavram işte bu noktada faaliyete geçmektedir. Olağan akışına kendilerini bırakırlar ve kendilerine ne verilmişse haklarına razı gelirler.
Hayata güzel bakan, güzel düşünen, çiçek gibi insanlara çıksın yolumuz. Bahçelerimiz kötü bahçıvan, talan yüzü görmesin. Rabbim, çıkardığı suni sorunlarla ruh dünyamızı değirmen misali öğütenler yerine kalplerimize şifa olanları bizimle karşılaştırsın, penceresinde çiçek yerine diken besleyenleri etrafımıza yaklaştırmasın. Sevgiyle kalın…