Yürüdüğüm yollardaki taşlarda değilmiş vatanım. Uçsuz bucaksız maviliklere gebe okyanuslara kıyısı olan altın rengi kumlarda da. Oysa Şehrazat’ın masallarında hep onu aradım.
Anladım ki vatanım senin kalbin.
Vatanımı kartal yuvasındaki yavruların debdebeli yataklarında sanmıştım. Bir uçurumun sonsuz kıyısında. Oysa kelebeklerin ayaklarının değdiği yerlerdeki otlarda bile değilmiş.
Anladım ki vatanım senin kalbin.
Bir yarasanın gece bakışında çoğu zaman onu aradım. Sabah toprak üstünde yalpalayan salyangozun sihirli tükürüğünde. Oysa biçareymiş her arayış.
Anladım ki vatanım senin kalbin.
Mor çiçekli sümbülün kokusunu vatan sandım. Bir arı kovanındaki kraliçe arının başucunda, köşe başındaki 302 nolu çıkmaz sokakta. Oysa senin dibinde hatta yanı başındaymış.
Anladım ki vatanım senin kalbin.